“Denize çok yakın villanın çevresi ,çamlarla bezeliydi.Ipıssız yollarda iyotlu Deniz havasının güçlü ,aşkın nefesi dolaşıyordu.Portakal ağaçlarıyla hemhal yumuşacık ve kesintisiz bir meltem esiyordu.Rengarenk bir çiçeği okşar gibi el sürerek zemine düşüyordu.”
“Korku ,cezadan daha kötüdür ,çünkü ceza bellidir.Ne kadar ağır veya hafif olsun ,hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar ,ürkütücü gerilim kadar kötü değildir “
“Hayatında hiç böyle dans etmemişti.Bu dairevi dönüşler ,içindeki bütün ağırlığı dışarı atıyor ,ritim bütün varlığını sarmış ve bedenine ateşli hareketlerle nefes aldırıyordu.Kısa bir ara için müzik durunca ,sessizlik ona azap veriyordu.Huzursuzluk yılanı ürperen uzuvlarında gezinir gibi oluyordu.”
“İrene Rahatlık ,huzur içinde durgun varlığını sürdürüyordu.Ama havada bunaltıcılık veya fırtına gibi insanı tahrik eden bir miskinlik varsa,mutluluğun da mutsuzluktan daha ayartıcı bir ılımlılığı olur.Ve bu mutluluk herhangi bir arzu ve isteğe sahip olmayan bir çok kadın için ,süregelen bir umutsuzluktan daha felakettir.Tokluk insanı açlık kadar tahrik eder.Hayatının tehlikesizliği ve güvenliği onda maceraya karşı merak uyandırdı.Varlığında hiç mukavemet yoktu.Dokunduğu her yerde yumuşaklık vardı.”