Yürüyorum, onu geçiyorum. Yanından geçerken bana doğru dönüyor, arkamdan bakıyor, biliyorum, görmüyorum. Bir şeyler söylüyor, eminim söylüyor. Duymuyorum.
Yalan söylemeyeceğim, en azından dönüp her şey için teşekkür etmek, beni -hasarlı şekillerde- ben yapan bazı şeyler için helalleşmek isterdim onunla ama ben bu şekilde bitirmeyi seçiyorum.
Arkamda yaylılar çalıyor. Biri bir filmde ya da dizide gururla yürüdüğünde çaldığı gibi. Hep hüzünlü şeyler çaldığını bildiğim yaylılar, ben gülümserken bambaşka duyuluyor. Sonunda hüzünlü şeyler çalmadıkları için mi gülümsüyorum, yoksa gülümseyebildiğim için mi hüzünlü şeyler çalmıyorlar?