Ulu Tanrı! Kür şad'ın yenilmeyen ruhunu
Yüce Tanrı Dağı'ında daha biraz barındır!
Geleceğiz yakında! Yarin bütün oralar
Demir bileklerdeki çelik kılıçlarındır.
Tanrı Dağı! Tanrılar, tanrılaşanlar dağı!
Orda on üç asırdır bizi bir gözleyen var.
Savaş türküleriyle aylı kızıl bayrağı,
Kefensiz ölülerin ruhunu özleyen var.
Anlamayız hayatı felsefeyle, ilimle;
Hayat çelik ellerle atılan zar olmalı.
Rahat yatakta ölmek acap olmaz mı çile?
Kanlı sınır boyları bize mezar olmalı.
O sarayda bulunca tanrılaşan erleri
Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek.
Hepsi sussa da "Kür şad" uzatarak elini:
Hoş geldin oğlum ATSIZ, kutlu olsun diyecek.
İster düşün... Kendini hayale kaptır...
Uzar, uzar çünkü hiç sonu yoktur yolların.
Bakarsın aldanmışsın, gördüğün seraptır.
Sevimli bir hayale açılırken kolların.