Şiire Meftun

Şiire Meftun
@Tanpinar67
Günler geçer herkes gider...
Yokluğun her dakika ölüm demek gitme kal Hasretim daha yüz yıl dinmeyecek gitme kal Yetişir senden uzak yıllardır kahrolduğum Ayrılma hiç yanımdan mahşere dek gitme kal Ümit Yaşar Oğuzcan
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
GERÇEKTEN SEVMEK
O durmadan kaçıyor; sen ardından gitmiyorsan; o günün her saatinde saklanıyor, sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan; o sana acıların en büyüğünü tattırıyor, sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan; boşuna aldatma kendini, onu sevmiyorsun demektir. Elindeki içki kadehinde, dudağındaki sigarada , okuduğun kitapta, mırıldandığın şarkıda, söylediğin şiirde, gördüğün rüyada ve yaşaman için ciğerlerine doldurduğun havada o yoksa; Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan; onu sevmiyorsun demektir. Renkler onunla değerlenmiyorsa, örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının, mavi maviliğinin farkında değilse, beyaz yalnız o giydiği zaman güzelliğini haykırmıyorsa, sabahları onu görünceye kadar
Aşk başlamadan güzel, Kalplerde heyecan Bakışlarda korku olduğu zaman güzel… Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, Başkaları görmesin diye çabalayış, Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman… Aşk başlamadan güzel… Ümit Yaşar Oğuzcan
Korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tut! Çok ağrımış kendinin, siyah ve ayaz kendinin. Hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver... Bak, Palandöken dağlarında karlar erimiş, teknelerle kol kola bir bahar sulara inmiş; dağlar için, sular için bana bir gül ver. Bir gül ver söküldüğüm günler için ve önce kendinin ellerinden tut. Kendimin ellerinden tutunca, içimden nehirler gibi akmak geliyor; yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor. Geberesiye içip salaş meyhanelerde, buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor… Tutunca kendimin ellerinden, pusulasız gemilerde yatmak; yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor… Sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden, ömrümün içinden akmak geliyor... Korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tut; sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin ellerinden... Bak, yıllarım sırılsıklam, yağmurlar giymiş, günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş;
Yaşam bir ıstaka Gelir vurur ömrümün çoskusuna Hani tutulur dilin Konuşamazsın Tırmandıkça yücelir dağlar Sen mahlupsun sen ıssız Ve kalbimde kuşların gömütlüğü Tutunamazsın... Eloğlu sevdalardan dem tutar Aşk büyütür yıldızlardan Yasak senin düşlerin Dokunamazsın Birini sevmişsindir geçen yıllarda Açık bir yara gibidir hala Hala çok özlersin onu Ağlayamazsın Yolunda köprüler çürür Sesin, sessizlik sanki bir uğultuda Savurur hayat kül eyler seni Doğrulamazsın! Yapayanlız bir ünlemsin Dünyayı ıslatan su yağmurlarda Herşey çeker ve iter Anlatamazsın...