Kırım Hanlığı esas itibariyle feodal bir kabile aristokrasisine tâbi olmuştur. Dört karaçu beyi adıyla anılan Şîrinler başta olmak üzere Argınlar, Barınlar ve Kıpçaklar bu aristokrasinin en üst tabakasını oluşturmuştur.
Hanlığın teşkilatı Altın Orda geleneğinin devamından ibarettir. I. Sahib Giray’dan itibaren Osmanlı kurumları ve medeniyeti Kırım’da kuvvetlenmeye başlamıştır.
Rahmetli İnalcık hocanın çeşitli tarihlerde Kırım Hanlığı ve hanlığın Osmanlı ilişkileri üzerine yaptığı araştırmaların toplanıp bir araya getirilmiş halidir.
Deşt-i Kıpçak Tatarlar tarafından işgal edilince, Kıpçaklar onlara tabi oldular. Sonra Tatarlar Kıpçaklarla karışarak akraba oldular. Toprak, Tatarların tabiat ve soylarına galip geldi. Tatarlar tamamen Kıpçaklaştılar. (Arap tarihçi El-Ömeri’nin kaydı)
“Altın Orda” tabiri ilk defa 1564 yılında bir Kazan kroniğinde yer aldı. Bu tabirin ortaya çıkması, altın ve kıymetli kumaşlarla süslenmiş olan hanın karargahı ile ilgilidir. Ayrıca “Orda” ya da “Ordu” kelimesi otağ, yurt, han yurdu, saray yurdu anlamlarına gelmekteydi.