Cemal, söz konusu olayı anlattıktan sonra, konsolosa Yafa’daki temsilcisinin ciddi bir hata yaptığını ve Schabinger'in özür dilememesi durumunda, kendisini Kudüs'e getirtip Divan-ı Harb'e vermekten çekinmeyeceğini ifade etti. Konsolos bunun ciddi bir tehdit olduğu cevabını verdiğinde, Cemal, "Ce n'est pas une menace. Je le ferai" (Bu bir tehdit değil. Yapacağım) karşılığını verdi.
“Aynı telgrafta ayrıca, Siyonist harekete karşı girişilen herhangi bir teşebbüsün, Siyonist propagandası ile tüm dünyaya, Yahudiliğe yapılan bir saldırı olarak yansıtıldığı konusundaki raharsızlığını da ifade etmiştir."
Ben kendi hesabıma her şeyden evvel Osmanlıyım, fakat Türk olduğumu asla unutmam ve bu unsurun Osmanlı İmparatorluğu nun temel taşı olduğuna tamamıyla kani’im…