"Şey...salıncak... Meyve bahçesindeki yani... Çok güzeldi. Çok güzel bir salıncaktı."
GERÇEKTEN Mİ?
"Evet. Yalnızca... Ben takdir edemeyecek kadar küçüktüm."
GERÇEKTEN SEVMİŞ MİYDİN?
"Belli bir... tarzı vardı. Başka kimsenin öyle bir salıncağı olduğunu sanmıyorum."
TEŞEKKÜR EDERİM.
"Birilerini son anda kurtarabilirdiniz. Tam zamanında orada olabilirdiniz. Ve yine de bir şey, parmaklarını şıklatıp, hayır,üzgünüm ama bu şekilde olmak zorunda. Nasıl olması gerektiği benden sorulur ve efsane dediğin, bu şekilde olur, diyebilirdi."
"Asla yaşlanma. Asla ölme. Kalabalığın çığlıklar attığı, her noktanın bir kalp atışı olduğu o son kor beyaz anda,sonsuza dek yaşa. Gökyüzünü yaka yaka ilerle.
Asla yaşlanmyacaksın. Asla ölmediğini söyleyecekler. Anlaşma buydu. Dünyanın en büyük müzisyeni olacaksın. Hızlı yaşa. Genç öl. "