"O anki durumu, uçurumun kenarında dururken altında sallanan, yarılan toprak parçası son bir sallanmayla koparak düşen ve onu da uçuruma sürükleyen, ama tutunup kendini kurtaracak, gözlerini derin boşluktan başka bir yana çevirecek gücü, azmi olmayan birini andırıyordu; uçurum onu kendine çekiyor ve sonunda ölüme bir an önce kavuşmak istercesine uçuruma kendisi atlıyor. "
Sayfa 51 - Türkiye iş bankası yayınları·Kitabı okudu
Kendimi aşağı atsam, eski hayatıma düşermişim gibi. Bakarmışım uzaklara, geride bıraktıklarımı görmek umuduyla. Gençmişim öldüğümde. Az önce. Mezarımı kazıyorlar şu an dışarıda.
Burası yabancı bir memleketmiş meğer. Keşke hiç kaçmasaymışım buralara. Hiç savaş çıkmasaymış. Dallarda her mevsim kıpkırmızı kiraz olsaymış.