Duygusal tepkileriniz okuduğunuz cümlelerle değil, düşüncelerinizle şekilleniyor. Aklınızdan bir şey geçirip ona inandığınızda, içinizde ani bir duygusal tepki hissedeceksiniz. Düşünceniz duygunuzu yaratıyor.
Aslında, duygularınız genellikle, hayatınızda olanlardan çok nasıl düşündüğünüz ile ilgilidir.
Bu yeni bir fikir değildir. Yaklaşık iki bin yıl önce Yunan filozof, Epictetus, kişilerin "olaylardan değil, onlar hakkındaki görüşlerinden" rahatsız olduklarını söylemişti. Tevrat'ta da şu cümleyi görebilirsiniz. "(...) Çünkü içinden nasıl düşünürse kendisi öyledir (...)" (Süleyman'ın Meselleri, 23:7). Shakespeare bile "İyi ve kötü diye bir şey yoktur, düşünce onu öyle yapar" dediğinde benzer bir fikri ifade ediyordu (Hamlet, Oyun 2, Sahne 2).
Hayat ne umduğumuz kadar önemlidir,ne de sandığımız kadar önemsiz. Hayat, çoğumuz için kendisi ile ismi arasındaki o kısa çizgiye sığanlardır. Hayat, su üzerinde, yürümek, yürürken yüzünü suya dönmektir. Benim hayatım, ölümü uslandırmak için değil, ölmeye sevgi ile razı olma gayretidir. Peki gerçek hayat ne? "Yaşamak istediklerinle yaşadıkların arasında kalan..."
Şems'in Kimya'sı