Derya Suiçmez

Derya Suiçmez
@Tevil
İlahi Mesajların Derin Manası Muhammed, Allah’ın Resulüdür ve Hateman Nebidir Muhammed Allah’ın Resulüdür: Muhammed, resulün Allah tarafından gönderilen Resul olduğunu bildirir. Hateman Nebidir: Kalbi sapkın yola mühürlenen, batıla mühürlenen, gaflete mühürlenen, inkâra mühürlenen nebidir. Allah Resulü’nün kalbini mühürlemiş ve onun kalbini İslam’a açmıştır. Hırsızın Ellerini Kesin” Ayetinin Derin Manası Riba yiyen, insanların mallarını haksızlıkla yiyen, Allah’ın ayetlerini gizleyenlerin kazanıyor oldukları kötülüklerden ötürü ellerinden kesilen (nur), Allah tarafından bir azaptır. Onlar, ebediyen cehennemde kalacak olan ateş halkıdır. Müminlerin ellerinde nurlarla koşacağı günde, onların nurları kesilecektir. Hac ibadetinde atalarınızı zikrettiğiniz gibi ve de şiddetli bir zikirle Allah’ı zikredin” Ayetinin Hikmeti Size zikredilen babalarınız (Âdem ve İbrahim babanız ) gibi Allah’ı zikredin. İbrahim babamızın teslimiyeti: “Ben, âlemlerin Rabbine teslim oldum.” Âdem babamızın tövbesi: “Ey Rabbimiz! Biz nefsimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamazsan, bize merhamet etmezsen şüphesiz biz ziyana uğrayanlardan oluruz.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Allah’ın Risaleti Mühürlenmez – Rahmetin Yolculuğu Allah Resul gönderendir. O’nun risaleti mühürlenmez; çünkü O, rahmetini dilediği zamanda ve dilediği kavme indirir. Her Resul, karanlıkta yolunu kaybedenlere nur olmak için gönderilmiştir. Risalet, Allah’ın katından bir lütuf, bir rahmettir. Biz katımızdan rahmet olarak Resul göndeririz. Meleklerden ve insanlardan Resul seçeriz." Allah bir iş dilediğinde, O’nun sözünün önüne söz söylenmez. O’nun hükmü ezelidir, kelâmı hakikatin ta kendisidir. Hiçbir beşerin, Allah'ın sözüne karşı "olmaz" deme hakkı yoktur. Bir zamanlar Yusuf’un kavmi, Allah bir daha resul göndermez diyerek gaflet içinde konuştular. Oysa bu, kâfirlerin sözüdür. Bu sözü tekrarlayanların kalpleri onlara benzemiştir. Zira Allah, insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için resuller gönderir; bu, O’nun rahmetinin apaçık bir tecellisidir. Risaletin Ahdi – Nebilerle Yapılan Sözleşme Her Resul, kendisinden önce indirilen kitabı tasdik etmiştir. Çünkü Allah, nebilerinden söz almıştır: Size kitaptan ve hikmetten vereceğim. Sonra sizinle beraberi ( kitabı ve hikmeti ) doğrulayan Resul gelecek. Ona hiç şüphesiz iman edecek, ona yardım edeceksiniz. Allah dedi ki: Bu ağır sözü kabul ettiniz mi? Dediler ki: Kabul ettik. Allah buyurdu: Öyleyse şahit olun; Ben de sizinle birlikte şahit olanlardanım. Bu söz, Muhammed resuldende da alınmıştır. Rabbimiz buyurmuştur: Sendenden de sağlam söz aldık. Risalete Düşmanlık Eden Kavimler Allah her resule, mücrimlerden yani kavminin azgın ileri gelenlerinden düşman kılmıştır. Onlar, Resul’ün ardından batıla sarılmış; haktan yüz çevirmişlerdir. Lakin Allah’ın nuru tamamlanır. Kavimler yoldan sapsa da risalet göğe çekilmez, rahmet mühürlenmez.
İslam ( Allahın indirdiği din ) Mühürlenmez , Çünkü O , Allahın Emrinden Ruhtur. Tüm peygamberlerin getirdiği din İslam’dır. Tek Rab vardır ve tek din vardır; o da Allah’a teslimiyetin dinidir. İslam, çağlar boyunca Allah’ın takdir ettiği zamanda indirilmiştir. Allah’ın indirdiği dinde “yeni bir din” diye bir şey yoktur. Din tektir, Rab tektir, hüküm tektir. Din Allah’ındır; kim onu reddederse, Rabbin hükmüne karşı durmuştur. İslam mühürlenmez; mühürlenen gaflettir, inkârdır, sapkın yoldur. Çünkü Allah, Resulünün göğsünü İslam’a açmıştır. Anlam Açıklaması Her peygamberin daveti birdir: Allah’tan başka ilah yoktur; O’na teslim olun. Bu, bütün kitapların ve vahyin özüdür. Nuh’un gemisinde tevhid, İbrahim’in duasında teslimiyet, Musa’nın yolunda adalet, İsa’nın kalbinde merhamet, Muhammed’in dilinde tamamlanmış hakikat vardır. Hepsi aynı dindir: İslam. İslam, bir çağın değil; bütün çağların dinidir. O, değişmeyen, eksilmeyen, bozulmayan ilahi yasadır. Allah’ın dini mühürlenmez; çünkü O’nun sözü ebedîdir, nurdur, yaşayan kelamdır. Mühürlenen; hakikati bırakıp batıla yönelen kalplerdir. Kapanan; Allah’a değil, nefsine teslim olan gönüllerdir.
Allah, İslâm’dan başka bir dini ( nefsin emrettiği kötülük ,batıl , gaflet , tâğut , şeytanın çağrısına uymayı ) asla kabul etmez. O, kullarına hidayet rehberi olarak Resuller göndermiştir; çünkü Allah meleklerden de insanlardan da elçiler seçer. O, insanları karanlıklardan nura çıkarmak için Resul gönderendir. Allah buyurdu: “Muhammed, Allah’ın Resulüdür ve Hatemen Nebidir.” Bu ayeti yanlış anlayanlar, “Artık Allah Resul göndermez.” diyenlerin kalplerine benzemiştir. Hâlbuki Allah buyurur: “Biz katımızdan rahmet olarak Resuller göndeririz.” Allah’ın kelimelerinde ve sünnetinde asla değişiklik yoktur. “Hatemen Nebî” ifadesi son peygamber demek değildir; Resulün ardından Allah Resul göndermeyecek demek ,kalbi hakikate mühürlenmiş, nura sırt çevirmiş kimselerin hâlini bildirir. Rabbimiz, Peygamberimizin kalbini mühürlemiş; yani onu bâtıldan korumuş, kalbini İslâm’ın nuruna açmıştır. Allah nebilerinden söz almıştır: “Size kitap ve hikmet verdim, sonra sizinle birlikte olan bir Resul gelecektir; ona mutlaka iman edecek ve yardım edeceksiniz.” Onlar dediler ki: “Kabul ettik.” Allah buyurdu: “Şahit olun; ben de sizinle birlikte şahit olanlardanım.” Bu ahit, Muhammed Peygamber’e indirilen kitabın, ondan sonra gelecek Resul tarafından yerine getirileceğini bildirir. Zira Allah buyurdu: “Resullerden söz almıştık, senden de.”
Allah indirdiği hükümlerle hükmetmemizi emretti Rabbimize itaat etmekle emrolunduk.. Ne var ki insanların çoğu, bu emre sırt çevirdi; faizle, zinayla, kumarla, içkiyle ve türlü haramlarla yollarını kararttılar. Nefislerinin peşine düşüp, pislikleri “özgürlük” ve “laiklik” adı altında meşrulaştırdılar. Ey insan! Rabbin hükmü mü sana doğru yolu gösterdi, yoksa laikliğin mi seni bu karanlığa çağırdı? Laiklikte “faiz yiyin, zina edin, kumar oynayın, içki için” diye bir emir mi var? Cumhuriyet sistemi mi sana Allah’a yönelmeyi yasakladı, yoksa kendi nefsin mi sana perde oldu? Aslında yasaklayan sistem değil, senin kendi nefsindir. Çünkü nefis, kötülüğü emreder, Allahın rahmet ettiği hariç. Sen tevbe etmeyip, arınmayıp, Allah’ın yasakladığı yollarda yürümeyi seçiyorsun. Eğer devlet yöneticileri Kur’an ile hükmetseydi, adalet yerini bulur, doğruluk her kapıya girerdi. Ama makam sevgisi, para hırsı ve güç tutkusu onları aldattı. Rabb’in adaletini terk edip, dünyalık çıkarların peşine düştüler. Ey insan! Laiklik sana günah işlemeyi emretmiyor; o yolu seçen sensin. Allah’ın nurundan yüz çevirip, nefsinin karanlığına dalan sensin. Hakkı aramayan, batıla sığınan sensin. Rabb’in hükmü apaçık ortada: O’nun yolunda yürüyen kurtulur, Nefsinin esiri olan ise, kendi elleriyle kendi helakini hazırlar.