Aslında bizim konuşacak çok şeyimiz vardı. Ama bir o kadar da yoktu. Aynı kaderin farklı yaraları, aynı rüzgarın farklı yere savurduğu hayatlar, aynı bayrak uğruna verilen canlar, ödenen bedeller, kayıplar ve böylece kocaman bir boşlukla geçen yıllar vardı elimizde. Konuşabilirdik. Bunları dökebilirdik. Ama kavga etmek çok daha makul görünüyordu.