Bende tarçın sende ıhlamur kokusu
Yürürüz başkentin sokaklarında
Bir nehir şu tutup konuşan cumartesi
Üstünde iki yonga çarşamba bide cuma ...
Ayrılık lafları etme sevgilim
Önümüz temmuz önümüz ağustos nasıl olsa
Kol kola yürüyoruz tek tük öpüşüyoruz
Sonra ayrılıyoruz
Korkuyoruz da
Kimi zaman neden kalabalığın içinde duruyoruz da
Kimi zaman bi köşe arıyoruz en sapağında
İşimiz mi yok şu akaya sapalım istersen
İstersen garson girelim ilk yazın gazinosuna