Türkçenin en şık şairi Cemal Süreya ise bakın şöyle diyor: "Benim dil serüvenim şu: Küçük çocuk bakıcıya veriliyor, daha doğrusu o çocuk kendini bakıcının elinde buluyor, seviyor bakıcısını, onu ana belliyor. Türkçeyle ilişkim böyle. Bir noktada gurbeti aşka dönüştürmesi. Bu dil yorganımdır benim: biraz haşhaş, biraz balık kokar. Biraz da zeytin tadı taşır."
Çayan Demirel'in Dersim '38 Belgeseli'ni seyredenlerin gözünden kaçmasını istemediğim bir an var.
'38 Dersim Felaketine tanıklık eden Dünya Ana, belgeselde tanıklığını anlatırken önce saf bir Zazaca ile konuşmaya başlar, devamında Zazaca sözcüklerine Türkçe sözcükler karışır ve en sonunda ise konuşmasını kır edilmiş, kırılmış Türkçe bir cümle ile bitirir: "Kimsiz kaldım. kimsiz kaldım, derdime yanak yok."
İki dilin birbirini feci kırdığı, iki dilin gramerinin ve sen taksının birbirine fena halde bulaştığı, korkunç güzel bir cümledir Dünya Ana'nın kurduğu son cümle.