Oktay Aydoğan

Oktay Aydoğan
@Thoraq
Çoktan devrilecektim, gövdemdeki şu kuş yuvaları olmasa...
İzmir
Dersim/Pulur, 4 Nisan
286 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
" 'Erkek' ile 'Kadın' hem boş hem de anlamla dolup taşan kategorilerdir. Boşturlar çünkü nihai, aşkın anlamları yoktur. Anlamla dolup taşarlar çünkü sabitmiş gibi göründüklerinde dahi farklı farklı, yadsınmış veya bastırılmıs tanımlar barındırırlar."
Sayfa 167 - Metis·Kitabı okudu
Reklam
Özgürlük neden bu kadar korkutucu? Yoksa sormamız gereken bu değil mi? Asıl soru belki de şudur: Özgürlük nasıl olup bu kadar korkutucu bir şey gibi gösterilebildi ki insanlar otoriter yönetimlere can atacak hale geldi?
Sayfa 158 - Metis·Kitabı okudu
Bizi biçimlendiren normların etkisinin tek seferlik olmayıp zaman içinde tekrar etmesi sebebiyle normun yeniden üretimini raydan çıkaracak fırsatlar da belirir. Bu yinelemeli süreç elden geçirip değiştirme ve reddetme imkânı yaratır; toplumsal cinsiyetin kendi zamansallığı olmasının, tarihe göre biçimlendiğini, elden geçip değişebildiğini kavramadan toplumsal cinsiyeti anlayamamamızın nedeni budur. Bu bakış açısının, "Özgür müyüm, yoksa belirlenmiş mi?" sorusunun cevabına yönelik içerimleri vardır. Sözün özü, ne salt biçimlendiriliriz, ne de kendimizi kayıtsız şartsız biçimlendirebiliriz. Belli bir tarihte yaşamakla kalmayıp tarihin de insan türü olarak benimsediğimiz toplumsal cinsiyet biçimlerinin tarihselliği şeklinde içimizde yaşadığını ifade etmenin bir başka yoludur bu. Arzumuza hayat veren, -toplumsal cinsiyetlendirilmiş çağırmaları dahil olmak üzere- yetişkinler dünyasını muammalı kılan o ilk izlerden kaçamayız.
Sayfa 44 - Metis·Kitabı okudu
Kadınların gerek toplumsal gerek siyasal hayatta nasıl bir yeri olması gerektiğini bildiklerini iddia edenlerin benimsediği belirli bir toplumsal cinsiyet görüşü vardır. Toplumsal cinsiyete karşı değildirler, zihinlerinde belli bir toplumsal cinsiyet düzeni bulunur, ki onu da herkese dayatmak isterler. Ataerkinin rüyalarını süsleyen, hiyerarşiye dayalı, değişmez toplumsal cinsiyet ikiliğini, yani ancak ötekilerin hayatlarını yok ederek, daha doğrusu yok etmeye çabalayarak ulaşılabilecek bir düzeni geri getirip tahkim etmek isterler.
Sayfa 27 - Metis·Kitabı okudu
Toplumsal cinsiyet karşıtı ideoloji, ilerici hareketlere gösterilen ters tepki olarak yorumlansa da ardında daha güçlü bir arzu yatar: babanın baba olduğu, cinsiyetli kimliğin hiçbir zaman değişmediği,"doğuştan dişi" olduğu düşünülen kadınların hane içinde kendilerine düşen, doğalarına uygun ve "iffettli" konumlarına geri döndüğü ve Beyazların tartışma götürmeyen ırk üstünlüğünü sürdüğü ataerkil rüya düzenini geri getirme arzusu.
Sayfa 24 - Metis·Kitabı okudu
Reklam