Merve

Osmanlı İmparatorluğu, Trakya'dan Erzurum'a doğru, koca gövdesini yan yatırmış, memelerini sömürge ve milliyetlerin ağzına teslim etmiş, artık sütü kan ile karışık emilen bir sağmal idi.
Sayfa 51 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Suriye, Filistin ve Hicaz'da: — Türk müsünüz? Sorusunun birçok defalar cevabı: - Estağfirullah! idi. Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş ne de vatanlaştırmıştık. Osmanlı İmparatorluğu buralarda, ücretsiz tarla ve sokak bekçisi idi. Eger medrese ve şuursuzluk devam etmiş olsaydı, araplığın Apadolu yukarılarına kadar gireceğine şüphe yoktu.
Sayfa 49 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Halep'in esas familyalarının asılları Türklerdi. Osmanlı imparatorluğu’nda itibar, azınlığın imtiyazı olduğu için ve Türk unsuru imtiyazsız olduğu için herhangi bir Müslüman azınlığın çocuğu olmak, Türk olmaktan daha faydalı idi.
Sayfa 48 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Çanakkale Harbi başlamıştı. İstanbul, Kahire'den, Kudüs'ten, Şam’dan, Halep ve Bağdat’tan hayalini geri çekmiş, kendi öz canının kaygısında idi.
Sayfa 45 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Aşağıya doğru öteki misafirlerin arasında bir erkân-ı harp göze çarpıyordu. Sarışın, sert ve bakınırken gözlerine takılmamak imkânsız! Hacı Âdil'e bu zatın kim olduğunu sordum. — Mustafa Kemal Bey, dedi. Sonra biraz şaşıca gözlerini manalaştırarak ilave etti: — Yamandır!
Sayfa 36 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu