"Beni dinle. Bunun için.." elini hızlı hızlı aralarında salladı, "aramızda geçenler için üzülme. Belki kadınları seviyorsun, belki sevmiyorsun. Böyle bir krizin ortasındayken, kim olduğunu, ne olduğunu anlayamazsın. Ama bir gün öğrenme fırsatını bulman için Tanrı'ya dua edeceğim. "
Kendisiyle gurur duymayalı ne kadar zaman olmuştu? Arzulanmaktan, güvenilmekten, özgürlüğünden bile daha büyük bir hediyeydi bu ve öyle kolayca verilmediğini bildiğinden, çok değerliydi.
Farkında olmadan dua edivermişti ve bittiği anda da boşuna dua ettiği geldi aklına. Tanrı, eğer varsa, inançsızların ya da lanetlilerin dualarını kabul etmezdi.
Hannah kürtajın bedelini ödemişti, hem de çok pahalıya. Ailesini, aşkını ve onurunu kaybetmişti. İşlediği suç için gerçekten pişman olmuştu. Bu kadarı yetmez miydi?