Hani bazı yaz günleri hiç rüzgar yokken de z üstünde bir meneviş peydahlanır. İşte öyle bir cazip titremeydi bu. Ancak, balığın ölmek üzere olduğu düşünülürse bu titremesin anlamı hafifçe acıya yorulabilirdi. Ama insan yine de bu anlamı almamaya çalışıyordu. Belki de bu harikulade tatlı bir ölümdü.
Mısır tarlasında ay ışığını hatırladı. Ne Ay ışığıydı o! Kaç para ederdi denizde mehtap! Hani bir mrhtaplı akşam mısırlığın içine kandırıp götürdüğü, nasıl olmuştu o gün. Akşam güneşi mısırlığın içine batmıştı lök gibi.
"Denizde kara başka türlü, karadakinden başka türlü işler. Karada çare elini uzatsan elindedir. Ama bir sanalın içinde çaresizliğin içindesin. Hastalansam doktor yok. Ölsen papaz yok, imam yok - sanki bir işe yararmış gibi kör olsan, elini tutan yok. Delirsen morfin yok. En iyisi bir şişe rakı al... Dur! Recep oğlum, şuradan bize bir 190'lık alıver.