Yorgunluğa karşı artık vücudumda bazı şeyler aksayıp tepki vermeye başladı. Eskiden sadece “yoruldum” deyip geçebildiğim şeyler artık öyle değil. Sanki içimde bir yerler durup dinlenmem gerektiğini bağırıyor. Adımlarım ağırlaşıyor, düşüncelerim yavaşlıyor, en basit şeyler bile eskisinden daha fazla güç istiyor. Bedenim, taşıdığım bütün yükleri tek tek hatırlatır gibi; görmezden geldiğim her yorgunluğu şimdi bana geri veriyor.
Bazen durup kendime soruyorum: İnsan ne kadar yorulabilir? Ama galiba mesele sadece yorulmak değil. Biriken şey sadece uykusuzluk ya da koşuşturma değil; içinde sakladığın, sustuğun, ertelediğin her şey de bir gün bedende konuşmaya başlıyor. Ve o zaman anlıyorsun ki bazı yorgunluklar dinlenmekle değil, biraz durup kendini duymakla geçiyor.