Tuba

Paloma’ya hamileyken aylar boyunca Pablo’yu yeni bir takım elbise almaya ikna etmeye çalıştım. Ama onun için yeni bir şey almak eski bir şeyi atmak kadar zordu. Üç ay boyunca eskilikten yırtılmak üzere olan iki takım elbisesini giymişti. Paloma’nın doğduğu gün iki takım elbiseden daha eski olanı giyiyordu. Kumaşı o kadar incelmişti ki, kliniğe gitmek üzere Marcel’in kullandığı arabaya binerken pantolon dizinden yırtılmıştı.
Sayfa 284 - Hemen kitap
Reklam
“Eğer kişi tam olanı düşünürse,” demişti, “yani, nesneyi pozitif şekliyle değerlendirirse, etrafındaki alan yok olur. Eğer yalnızca nesneyi çevreleyen alanı düşünürse nesne yok olur. Bizi en çok ilgilendiren bir şeklin içinde veya dışında ne olduğudur. Cézanne’nin elmalarına baktığın zaman aslında elma resmi yapmadığını görürsün. Yaptığı bu yuvarlak şeklinin üstüne boşluğun uyguladığı ağırlığın resmidir. Şeklin kendisi içi boş bir alandır. Çevresindeki boşluk üzerine yeterinde baskı yaptığı zaman elmanın aslında olmamasına rağmen varmış gibi görünmesine neden olur. Önemli olan şeklin üstüne boşluğun hareketidir.”
Sayfa 279 - Hemen kitap
“Giacometti’de heykel zihnin bütün ayrıntıları unuttuğu zaman geriye kalan kısım. O, benim yaklaşımımdan çok uzaktaki bir yerin belli bir görüntüsüyle ilgilenir ama daha önce hiç kimse bu şekilde düşünmemiştir. Bu gerçekten de heykelde yeni bir ruhtur.”
Sayfa 264 - Hemen kitap
“Eğer bu tanıdığımız bir kişiyse, bizim için bir kimlik kazanır. Neden? Nedeni kütlesi ve nitelikleri arasındaki ilişkidir. Eğer çukur gözlüyse, elmacık kemiklerinin üzerindeki gölge daha uzundur. Eğer uzun ve büyük bir burnu varsa, o noktada ışık daha güçlüdür ve o artık isimsiz bir iğne değildir. Heykeltıraşın görevi bu kişinin kim olduğunu bize anlatacak o esas noktaları vurgulayarak kabartıların ve çukurların bir kişilik yaratmasını sağlamaktır.”
Sayfa 262 - Hemen kitap
... her hareket içinde kendi sonunu taşıdığı için kişi seçim yapabileceği zaman harekete geçmek yerine hareketsiz kalarak daha iyisini yapardı
Sayfa 206 - Hemen kitap
Reklam