Tuba

Bugün de pek çok aydınımız ve bilim insanımız ne zaman biteceği belli olmayan bir davanın sanığı olarak hapiste tutulmaktadırlar. Bunların yanı sıra ülkemizde bilime katkı yapmaları için devlet bursu ile yurtdışında okutulan ve yurda döndükten sonra adeta ne diye geldin muamelesi ile karşılaşan pek çok genç bilim insanı bulunmaktadır. Böyle bir toplumsal yapı içersinde insanların düşünebilmeleri güçleşmektedir çünkü adeta düşünenin, hatta düşünmeye yeltenenin başı beladan kurtulmamaktadır.
Sayfa 59 - Özel yayınevi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Darulfünün Osmanlıda yüksek öğretim kurumu, genellikle bugünkü üniversitenin karşılığı olarak bilinir. Bu kurumda bilim insanı olarak araştırma yapan Yanyalı Hoca Tahsin Efendi 1871 yılında halka açık bir deney yapmıştır. İnsanı yaşatan şeyin ruh değil oksijen olduğunu göstermek isteyen Yanyalı Hoca Tahsin Efendi, cam tüplerin içine güvercinler koymuş ve tüplerin ağızlarını kapamıştır. Tahsin Efendi deneye başladıktan sonra camın içindeki oksijenin beş dakika içinde biteceğini ve bu sürenin sonunda kuşların ölmeye başlayacaklarını belirtmiştir. Doğal olarak, söylediği gibi beş dakikanın sonunda kuşlar ölmeye başlamış ve en sonunda hepsi ölmüştür. Bu deneyden sonra Darulfünün bir yıl kapatılmıştır.
Sayfa 58 - Özel yayınevi
Çünkü boş inanca gittiğimiz zaman yine aklımızı dışsallaştırmış oluyoruz çünkü yaşamımızın denetimini kendi dışımızda, denetleyemeyeceğimiz, varlığını ispat edemeyeceğimiz, ne olduklarını bile tam bilemeyeceğimiz ama bize istediklerini yapabilme hakkına sahip olduklarını düşündüğümüz güçlere havale etmekteyiz. Yaşamımızla ilgili gerçeklerin denetiminin kendi elimizde olmadığını, biz ne yaparsak yapalım kaynağı belli olmayan güçlerin yaşamımız üzerinde etkisi olduğunu kabul etmiş oluyoruz.
Sayfa 58 - Özel yayınevi
İnsan gelişmediği sürece yaşamıyor sadece zaman geçiriyor demektir.
Sayfa 49 - Özel yayınevi
Öğrenci birkaç yıl boyunca üniversite sınavına hazırlanmaktadır. Bu hazırlık sırasında sevinci, mutluluğu, doyumu her şeyi sınava bağlanmakta ve sınav sonrasına ertelemektedir. Sonuçta sınavı kazanılamazsa büyük yıkım yaşanmaktadır, çünkü ömrünün birkaç yılının tamamen boşa gittiği duygusu yaşamaktadır. Diğer taraftan öğrenci sınavı kazansa, hatta istediği üniversitenin, istediği bölümü kazansa bile doyum yaşayamamaktadır, bu durumu da genellikle “kazandığımı öğrendiğimde hiç beklediğim kadar sevinmedim” cümlesi ile açıklamaktadır. Öğrenci beklediği kadar mutlu olamamıştır çünkü sonuç anlık bir şeydir. İnsan sonucu öğrenir ve sonuç biter.
Sayfa 46 - Özel yayınevi