Tuba

Diyorsun ki ‘İstenen değişmenin meydana gelmesi bence son derece doğal.” Birdüşün, ölmüş ya da pek uzun süre daha yaşamayacak ne kadar çok büyük adam var -Millet, Byron, Troyon, Rousseau, Daubigny, Corot- artık hayatta olmayan daha bir sürü başkaları da; daha da gerilere git, Leys, Gavarni, de Groux (hepsini saymıyorum), onlardan da eskiler, Ingres, Delacroix veGéricault, sonra düşün ki modern sanat bile ne kadar eski, epey yaşlanmış olan birtakım kişileri de ekle bu listeye.
Sayfa 88 - Yapı Kredi Yayınları
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dönemin Prusya prenslerinden biri Beethoven’ı sarayında müzik yapması için çağırmıştır. Yani kendisine emir vermiştir. Beethoven’ın buna karşılığı şu şekilde olmuştur: “Sizin prensliğiniz doğuşunuzdaki bir tesadüfe bağlıdır, bense geldiğim noktaya kendi emeğimle geldim, kendimi kendim yarattım. Tarihte binlerce prens gelip geçmiştir ve bundan sonra da gelip geçecektir fakat bir tane Beethoven olacaktır.”
Burada tanıdığım kimi ressamların, suluboya ya da yağlıboya tabloları­nı yaparken zorlandıklarını, başarılı sonuca varamadıklarını gördüğümde, şöyle düşünüyorum çoğu kez: Dostum, asıl sorun desenin bozukluğunda. Baş­ langıçta suluboya, yağlıboya tablo yapmayı sürdürmediğime bir tek an olsun pişman olmadım. O alandaki eksiklerimi tamamlayacağım ama, desen çizer­ken ve perspektif kurarken elimin yanılmayacağı duruma gelinceye dek çok çok çalışarak. Öte yandan, genç ressamların kafadan, hatırladıkları kadarıyla desen oluşturup çizdiklerini sonra da boyaları gelişigüzel, keyifleri nasıl ister­se öyle, gene hatırladıkları kadarıyla sürüştürdüklerini sonra gerileyip uzaktan bakarak, yüzlerinde esrarlı ve kasvetli bir anlamla, yaptıkları işin neye benze­ diğini anlamaya çalıştıklarını ve sonunda kendilerine göre işi bitirdiklerini, hep hatırladıkları kadarıyla gördükçe midem bulanıyor bazen.
Sayfa 79 - Yapı Kredi Yayınları
Bu hemen mi olur, bir süre sonra mı, bilemem, elbette, ama en emin yol, kesinlikle başarıya götürecek olan yol, doğaya bakarak, modele bağlı kalarak enerjik biçimde çalışmaktır. Do­ğa duygusu ve sevgisi, er ya da geç sanatla ilgilenen kişilerde karşılığım bu­lur. Ressamın görevi tüm benliğiyle doğaya dalmak ve yapıtında duyguyu anlatabilmek için tüm zekâsını kullanmaktır ki yapıtı başkaları için de anla­ şılabilir olsun. Piyasa için, satış için çalışmak doğru yol değil bence, tam ter­ sine, resimseverleri aldatmak olur bu. Gerçek ressamlar hiçbir zaman böyle bir şey yapmamışlardır, er ya da geç sevilmelerinin nedeni ise içtenlikleri­dir.
Sayfa 78 - Yapı Kredi Yayınları
Yanıbaşımda Roelofs’un bir peyzaj etüdü asılı. Çini mürekkeple yapıl­mış bir eskiz ama o yalın dış çizgilerdeki ifadenin derinliğini anlatamam sa­ na.Bir başka, daha da çarpıcı örnek ise, Millet’nin Çoban Kız adlı tahta oy­ma gravürü.. Sen geçen yıl göstermiştin onu bana, o gün bu gündür aklım­ dan çıkmadı. Ayrıca, Ostade’ın, Köylü Bruegel’in falan çini mürekkepli de­ senleri de var...
Sayfa 77 - Yapı Kredi Yayınları