Birinci: Sevmemek ve sevilmemek
ikinci: Sevmek ve sevilmemek (benim durumum)
Üçüncü: Sevmek ve sevilmek.
Bana sorarsan ikinci aşama birinciden daha iyi, ama üçüncüsü! En harikası o!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar çoğu kez ellerinde olmayan nedenlerden dolayı hiçbir şey yapamama durumunda kalırlar. Kimbilir hangi korkunç, korkunç, çok kor kunç kafesin içine hapsolmuşlardır. Kurtuluş da var bir yerlerde, biliyorum, geç kalmış bir kurtuluş. Haklı ya da haksız yere yok edilmiş bir iyi ad, yoksulluk, yazgının oyunları, felaketler... İnsanları hapseden şeyler bunlar işte.
Fırtınalı bir denizin ortasındaymış gibi, uzun süre şuraya buraya atılıp savrulmuş bir kişi, er ya da geç ulaşmak istediği yere varır; beş para etmez, hiçbir işte tutunamaz, hiçbir işlev yüklenemez gibi görünen bir insan, sonunda yapabileceği işi bulur, etkin olabileceğini, başlangıçta göründüğün den çok daha değişik olduğunu gösterir... Öyle, gelişigüzel yazıyorum şimdi, kalemime ne gelirse.. Beni, yalnızca boşta gezen bir serseri olarak gör- meyebilirsen çok sevinirim.
Kişinin az çok dalgın olduğu, az çok düşler alemine daldığı anlar olabilir; kimisi çok dalgınlaşır, düşler alemine çok derinden dalar. Ben belki de öyleyim, ama suç kendimin; ancak, belki bu da tümüyle sebepsiz değil, belki dalıp gitmemin, kafamın bir şeylere takılıp kalmasının, tasalanmamın bir nedeni vardı...
Şimdilik, görünüşe göre, her işim kötüye gidiyor, bu durum epeydir sürüyor üstelik, gelecekte de bir süre aynı olacağa benzer; ama her şeyin kötü gidiyormuş gibi göründüğü bir zamandan sonra, her şeyin düzeleceği bir vakit de gelebilir.