İnsanların ölmesine yol açacak bir davranışta bulunmak, müdahale etmeyerek ölmelerine göz yummaktan daha kötüdür. Bu anlayışa eylem/kayıtsızlık öğretisi denir. Yani yaptığınız şeyler ile olmasına göz yumduğunuz şeylerin arasında ahlaki açıdan fark olduğu anlayışı.
İnsanların kendi çıkarları söz konusu olduğunda yakalandıkları ahlaksal miyopluğa karşı etkili bir panzehir; başkalarına, kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlarsa öyle davranmak.
Kendine yapılmasını dinlemediğin şeyi başkasına yapma... Kendini ayağa kalkmayı arzuluyorsa başkalarının da kalkmasına yardım et; kendin başarı kazanmıyor Arzu diyorsan başkalarının da başarıya ulaşmasına yardım et.
İki Yüzlüler. Bunlar kendi söylediklerini uygulamayanlardır: evliliğin kutsallığına övgüler düzen ama kendisi Zina eden din görevlisi; mali yolsuzluklar konusunda mangalda kül bırakmayan Ama rüşvet alan bir siyasetçi. İnsanların, dile getirdikleri görüşleri ile davranışlarının düşündürdükleri arasındaki ve bazı konulara verdiklerini iddia ettikleri önem ile eylemlerinde kendini belli eden kayıtsızlık ları arasındaki tutarsızlıklar.
Uzun zaman oldu bir kitabı okurken ağlamayalı. Bitirir bitirmez filmini de izledim.
İnsanların küçük hayalleri vardır. Hayata tutunmak için. Umutları vardır. Sık sık bunu tekrar edip dururlar.
~Yüzlerce adam gördüm. Hepsi de o küçük toprak parçasının hayalini kurar. İçlerinden bir tanesi bile o hayali gerçekleştirememiştir. Herkes ille de küçük bir toprak parçası isteyip durur. Tıpkı cennete gitmek gibi... Ne cennete giden çıkmıştır, ne de o toprağa kavuşan.