Babam omuzlarımda tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas’tı.Şimdi,o aramızdan ayrılınca,tüm o geçmişin çatırdayarak üzerime usulca yıkıldığını,beni tüm öğle sonralarının arasına gömdüğünü hissediyorum.Çoçukluğun sessizce yıkılıp dağılan öğle sonraları.Ve yardım için çağıracağım kimsem yok.
Elime bir mandalina alıyorum ve birden,yemek yemeyi tümüyle bırakmadan önce,bir dilimini acı içinde yediği son meyve olduğunu hatırlıyorum.Ve mandalina artık sadece mandalina değil.
Baba bambaşka bir şeydir -puslu,belirsiz ve karanlıktır,bazen korkutucudur,çoğu zaman orada yoktur,sigarasının şnorkeline kenetlenerek başka sularda ve bulutlarda yüzer.