İnsanın dış dünyaya olan gösterişi ne kadar da mide bulandırıcı olmaya başladı. Dış dünya için yaşamak dış dünya için gezmek dış dünya için arkadaşlar yapmak dış dünya için yemek yemek dış dünya için yürümek dış dünya için hayvan beslemek..
Yorulmadık mı ?
Gerçekten artık yorulmadık mı ?
Bunlara verdiğimiz eforu ilgiyi gerçekten yaşayabileceğimiz duygulara versek dünyada bir birini mutlu edemeyen insanlar kalır mıydı acaba
Hatta insan kendi gibi yaşamaya başladığında en çok kendini mutlu etmez miydi..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir yere sıkışmış etrafında ki her şeyin yapmacık samimiyetsiz saygısız geldiği. Gerçekten yaşadığını sandığın duyguların paylaşımların sahteleştiği en azından yakın zaman bunu doruklarında hissettiğin. Gerçek mutluluk kavramından bihaber sadece ailenin yanında evinde odanda olmak kendi eşyalarınla kendinle olmak istediğin bir zaman dilimi şu an ki zaman dilimim. Yaptığım her şey tatsız tutsuz. Bunun nedenini bilmiyorum ama mevsim geçişleri olmadığına eminim.
Galiba bu aralar kayıp ve yıkım dönemindeyim. Üst üste gelen kayıplarım hayal kırıklıklarım düştüğüm düşündüğüm sonucunda güzel kaybettiğim bir dönemdeyim velhasıl..
Hep böyle olmaz mı zaten üzüntüler geldimi bir gelmez ard arda gelir dibe çeker sen çıkmaya çalıştıkça bir yenisi daha eklenir taşıyamazsın daha fazla dibe batarsın sonunda da bir bakmışsın yorulmuşsun pes etmişsin.Ordan çıkabilmenin de tek yolu kaybetmek vazgeçmektir. Vazgeçtiklerini orda bırakır üstünden atarsan aydınlığa ulaşabilirsin. Bazen insanı aydınlığa iten hüsranları üzüntüleri vazgeçişleridir. Artık bazı şeyler insana yük olur karanlık olur.
Neden bazı olayları yakalamak bu kadar yakın ve kolay görünürken aslında delicesine uzak. Sanki arada kocaman dağlar denizler var ulaşılması imkansız ama tek bir adım atsan hedeflediğin olaya varacakmışsın hissi. Belki de hedef koyduğumuz yere varma hissiyatı o yol bize iyi geliyor heyecanlandırıyordur.Ya da vardıktan sonra karşılaşacaklarımızdan endişemiz bize kocaman dağlar yaratıyordur. İnsan heyecanını çizdiği öyküyü kendi içinde o kadar güzel yaşıyor ki her merak yeni heyecanlar getiriyor. Merak hedefi daha çok büyültüyor. Hedef büyüdükçe heyecanda büyüyor. Aslında belki de düşlediğin öykü bir kum tanesi gibi hemen yok olabilecek kadar küçük ve senin hayallerinin dışında. Bu yüzden varmak istediğimiz nokta gerçekten bizim düşlerimiz de hayal etttiğimiz gibi mi kalsa yoksa varıp heyecanlarımız üzerine bir kumar mı oynasak ?
Ya da hayatın bize açtığı kartı kabul mu etsek..