Uzun uzun yazmak istiyorum şu sıralar düşündüğüm ve anlamlandırmakta zorlandığım bir düşünceyi..Bir insanın hayatında ki en büyük düşmanın kıskançlık olduğunu düşünüyorum. Etrafındaki en yakında ki en en yanındakilerle bile mükemmeliyetçilik, üstünlük , birincilik her konu da başrolculuk çekme hissiyatındakiler.. Bu düşünceler
insanı yormaz mı ? Bu koşturma kaç kişiye kendini kanıtlama gösterme çabasına dayanır ki.. Kaç kişi içinde en üste tırmanma yarışı.. Tırmanırken bile verdiği zarardan insan anlamaz mı ? Nasıl olurda karşı taraftan bakan insanın bu kadar net gördüğü oluşumu tahribatı insan kendini içinde göremez..İç görü ve farkındalık ne kadar önemli ve hayati bir durum aslında..Hayatlarında safi mutluluk ve sadece varolduğu yerde sahip olduklarından alabileceği hazzı hiç bir zaman göremeyecek ve hissedemeyecek olunması o kadar üzücü ki.. Sürekli bir çırpınış içinde üstelikte kendi hayatları dışında ucundan kıyısından kendi hayatlarına denk gelen hayatlarında boğulmalarına neden olmaları.. Hayatların yok oluşu değil de nedir ?