Tuna Altay

Tuna Altay
@Tuna_Altay
Mühendis
Lisans
İstanbul
31 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı

Tuna Altay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·596 syf.·
4 günde okudu
·
2021 27. kitabı
Orhan Çekiç
9.5/10 · 109 okunma
Reklam
Vatan Sağolsun!
O gün hükümet Atatürk'ün vefat etmiş olduğunu resmen tüm dünyaya ilan ediyordu. Metni Başbakan Celal Bayar ile İçişleri Bakanı Şükrü Kaya birlikte hazırladılar: "Müdavi ve müşavir tabiplerin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir. Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti ulu şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize, içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyandan dolayı en derin taziyelerimizi sunarız."
Tarih
Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aziz ruhun şad olsun.
Saat tam 9'u beş geçiyor. Birdenbire gözleri açılıyor, dikkat ediyorum. Gök mavisi gözlerinde hala bildiğimiz çelik parıltıları ışıldamaktadır. Bir an sert bir hareketle başını sağa çeviriyor... Bana öyle geliyor ki, bu hareketiyle etrafındakilerin şahıslarında ilahi bir aşkla bağlandığı ve inandığı aziz milletini son defa "askerce" selamlamaktadır.
Tarih
"Aleykümesselam!"
Hasan Rıza Soyak'a sorar: "Saat kaç?" "07:00 efendim." Aynı suali birkaç kez daha tekrar eder, aynı cevabı alır. Biraz sükunet bulunca yatağa tekrar uzatılır. Hasan Rıza kulağına doğru eğilir: "Biraz rahat ettiniz, değil mi efendim?" "Evet" diye yanıt verir. Arkasından Neşet Ömer İrdelp yanaşıp rica eder: "Dilinizi çıkarır mısınız efendim!" Dilini ancak yarısına kadar çıkarır. Dr.İrdelp tekrar seslenir: "Lütfen biraz daha uzatınız!" Nafile! Artık söyleneni anlamamaktadır, dilini uzatacağı yerde tamamen içine çeker, başını biraz sağa çevirerek Dr.İrdelp'e dikkatle bakar ve "Aleykümesselam!" der. Son ponksiyondan otuz saat sonra son sözü bu olur ve ardından son komaya girer...
Tarih
Mersin - 20 Mayıs 1938 Başkomutan Mehmetçiği son kez selamlıyor
"Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" dediği askerden kalanlar, işte buradaydılar, bir emriyle ölüme yeniden koşmaya hazırdılar. İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da yedi düvele "dur" diyen asker oğlu asker işte 3 metre önünden aslanlar gibi akıp geçiyordu. Bu askere komuta ettiği için mutluydu. Sağ elinde şapkası, dimdik ayakta, 40 dakikadır Mehmetçiği selamlıyordu. Bu direnci gösterebilmesi bir mucizeydi. Bir ara, kızacağını bile bile Kılıç Ali "Paşam, biraz oturarak izleyin ya da bize yaslanın!" diyecek oldu, hışımla dönüp bağırdı: "Kılıç, Mehmetçik ne zaman oturarak selamlandı bugüne kadar?"
Tarih
Reklam