"Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" dediği askerden kalanlar, işte buradaydılar, bir emriyle ölüme yeniden koşmaya hazırdılar. İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da yedi düvele "dur" diyen asker oğlu asker işte 3 metre önünden aslanlar gibi akıp geçiyordu. Bu askere komuta ettiği için mutluydu. Sağ elinde şapkası, dimdik ayakta, 40 dakikadır Mehmetçiği selamlıyordu. Bu direnci gösterebilmesi bir mucizeydi. Bir ara, kızacağını bile bile Kılıç Ali "Paşam, biraz oturarak izleyin ya da bize yaslanın!" diyecek oldu, hışımla dönüp bağırdı:
"Kılıç, Mehmetçik ne zaman oturarak selamlandı bugüne kadar?"