Tuna Altay

Tuna Altay
@Tuna_Altay
Mühendis
Lisans
İstanbul
31 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
24 Aralık 1919 - Kırşehir
Gece fener alayı yapılır. Yemek esnasında gençler büyük tezahürat yapınca, Mustafa Kemal ziyafetin verildiği evin önüne çıkar ve gençliğe hitaben şöyle seslenir: Bu milletin içinden çıkan bir Kemal, "Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini, Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini" demiş. Yine bu milletin bağrından çıkan bir başka Kemal de şöyle diyor: "Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Erzurum, 9 Temmuz 1919
Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermeni isteklerine kurban etmemek için açılan milli savaş uğrunda milletle beraber, serbest surette çalışmaya resmi ve askeri sıfatım artık engel olmaya başladı. Bu mukaddes gaye için milletle beraber sonuna kadar çalışmaya mukaddesatım adına söz vermiş olduğumdan pek aşığı bulunduğum yüksek askerlik mesleğinden bugün veda ve istifa ettim. Bundan sonra mukaddes milli gayemiz için her türlü fedakarlıkla çalışmak üzere milletin sinesinde bir ferd-i mücahit suretiyle bulunmakta olduğumu arz ve ilan eylerim. Mustafa Kemal
Tarih

Tuna Altay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·306 syf.·
8 günde okudu
·
2021 25. kitabı
Orhan Çekiç
9.3/10 · 77 okunma
Harbiye Nazırı'na Karadeniz Ordusu Başkumandanı General Milne tarafından gönderilen 6 Haziran 1919 tarihli yazı: "Devletli Efendim Hazretleri; Kemal Paşa ile maiyetinin vilayetlerde görünmelerinin arzu olunmadığını arz ile iftihar kesb ederim."
Tarih
Havza yolu boyunca arabası birkaç kez arızalanır. Arızanın giderilmesini beklerken, tarlada çift süren bir köylüyü görür. Aralarında şu ilginç konuşma geçer: Mustafa Kemal Paşa köylüye yaklaşır: "Hemşeri, düşman Samsun'a asker çıkaracak. Belki buraların hepsini ele geçirecek. Sen ise rahat, toprağı sürüyorsun (...)" diye takılır. "Paşa, Paşa (...) Sen ne diyorsun?" der çiftçi. "Biz üç kardaştık. İki de oğul vardı. Yemen'de, Kafkas'ta, Çanakkale'de hepsi elden gitti. Bir ben kaldım. Ben de yarım adamım. Evde sekiz öksüz ile yetim, üç dul kalmış kadın var. Hepsi benim sabanımın ucuna bakarlar. Şimdi benim vatanım da, yurdum da aha şu tarlanın ucu. Düşman ora gelinceye dek benden hayır bekleme (...).
Tarih