Engelli kadınlar daha aşağıda daha acınacak durumda değil engelli bireyler kendilerine aciz acınacak durumda görmüyorlar. Bütün bu anlattıklarımız toplumun bakış açısı. Hep bir ezme ezilme ilişkisi söz konusu aslında. Herhangi bir farklılıktan ötürü değil insan olduğumuz için eşit olduğumuzu bilmemiz gerekiyor.
Bunun yanında özel günlerde "sevgi her engeli aşar; engel sizsiniz;hepimiz engelli adayız" gibi bakış açıları var. Bunları toplumun dilinden silmek zorundayız bu dil engelliye ilişkin olarak tarihsel süreç içerisindeki ilk yaklaşımı ahlaki modeli gösteriyor. Bir günah mı işledi dünyaya engelli geldi deniliyor. Engelli çocuğu olan bir anne görülünce "bu senin sınavın mükafatını alacaksın" deniliyor.Engelliliği bir ceza olarak görülüyor. Engellilik bir durumdur. Bir çeşitliliktir. Bir ceza değildir.
Hayatın çetin yolculuğuna cikmayanlar hangi nehirde yol aldıklarını bilemezler.Yolculugunun cefası olmayan bunun nihayeti için uğraşmayı da bilemez . Küçük,huzurlu mutlu anların sefasını da idrak edemez .Bu miden agrimadan midenin varlığını animsamaman gibi bir şeydir.Derdini veren Allah sabrını da verir elbette.ve insan neşeyi tam da en zor günlerinde bulur.Ve ekliyor" çok zor günler geçirdik be ,mutlu günler yaşamak için gizli yaşamayı ogrendik . Mutluluk gizli yaşanıyor nihayetinde "diyor
Gavras bey karakterini okuyup sevmemek elde degil hakikaten:) Lorin ile olan sohbetleri o kadar naif o kadar hayatın nüktelerini güzel işlemiş ki gerçekten okurken insanın içine işleyen bir yapısı vardı.Samirenin kardeşi.... İçim buruk yarım kalmışlık üstüme sindi sanki hak etmedi güzeller güzeli nariye.İsimsiz mezarsiz kimsesiz çok yarım hissettim okurken kitabın en beni etkileyen noktası sevgisizlik kısmıydı hepimizin bir yerde eksik kaldığı bir sevgi noksanlığı vardır elbet ama bunca sevgisizliğe rağmen emek emek örülen ilişkiler,kurulan hayatlar düşününce ne büyük bir inanç.Hepimiz bir gün İsmail gibi sevilebilecegimize inanıyoruz belki de .
Unutursunİclal Aydın · Artemis Yayınları · 20191,944 okunma