“Çoğu zaman, acının gerçekliği karşısında bir neden aranmıyordu. Suçlayacak kimse yoktu, özür beklemek beyhudeydi. Yalnızca acı vardı: başlangıcı ya da sonu olmayan, anlatıdan yoksun,sadece varlığıyla insanı sarmalayan bir şey. “
“Çocuktan önce çağımın cinsiyetçiliğinin içinden güle oynaya geçip gidebiliyordum, fakat anne olmak suratıma bir tokat indiriverdi. İkimizin de içselleştirdiği gizli önyargı ebeveynlikle beraber ansızın su yüzüne çıktı. Bizimkisi, Harris bir şey yaptığında alenen ödüllendirilirken ben aynı şeyi yaptığımda sessizce utandırıldığım bir düzendi artık.”