İnsanlık ve hakikat . insanlık tarihi bu iki kelimenin içinde yatıyor .insanoğlu durmadan hakikati arıyor . Buluyor , âdeta bulduğuna inanamıyor ve yine arıyor . Kimi zaman da hakikat gelip kendisini buluyor , ama , insanoğlu bunu küçümsüyor , önemsemiyor ve hala gerçeği başka yerlerde arıyor
İnsan , kalbinin bağını Tanrı’dan kopararak eşyaya , güçlü görülen insanlara , düşüncelere ve sistemlere bağlıyor . Bu bağlanışı , şöyle veya böyle ölçülü bir bağlanış sanmayın . Bu , aklın veya sağduyunun kabul edeceği veya mazur göreceği bir ilgi değil , irrasyonel bir bağlanış , adeta bir tapıştır.
İnsan çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor . Kendi türettiği eşyaya , kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de . Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde .