bitti demekle ne sen bittin,
ne ben,
ne de sabah
yarın yoksul olsa da yarına inanıyorum gözlerin kadar
sözlerin kadar
boynumdaki kolyen kadar
SENİ SEVMEYİ GİTTİKÇE SEVİYORUM
Daha kaç ağustos geçer ki böyle
Daha kaç mayıs
Daha kaç kasım
Daha kaç mart, şubat
Kaç salı kaç cuma
Daha kaç şiir ağlar beni
Daha kaç asma boynunu büker dalına
Bu kırlangıçlar affetmeyecek beni
Ben de kendimi
Seni özlememin koyu bir sefaletini suluyorum akşamsefalarına bakarak
sabah sefası olmamıza da, çok kalmamıştı hani
sabahsız mı kaldık şimdi biz mavi yeşil turuncu nerede kaldı
sen yeşili griye mi boyamaya gittin
istediğin kadar boya!
unutma yeşil bulaşacak ellerine, gözlerine, yüreğine
hadi yüreğimi de boyasana hadi yüreğini de boyasana, elindeyse.
Sevmenin fırçası yok
Paleti yok
Tuvali yok
Resmi de yok
Seni sevmemin sebebi ÇOK
SEVMEMEMİN SEBEBİ YOK
İki balık olmalıydık bir akvaryumda
Ya da iki fare bir tahıl ambarında
Ya da ne bileyim ikili bir şey olmalıydık her ne olursa olsun
İki bu kadar mı zor
Altı üstü bir artı bir diye öğretmişlerdi bize daha ilkokulda
Zaten hep zayıftı matematiğim benim,
belki de ondan öğrenemedim toplamayı
Ya da sen toplayamadın beni senle
Ya da hayat çıkardı bizi bizden
Beni senden
Seni benden
Bu şehrin bizde hakkı var sevgilim, sevişmenin şifresini
bari unutmasak Birbirimizi arama hakkımızın elimizden alındığı saati ikiye kursak