Kendi doğrumuzu ve inancımızı kimseye dayatmamalıyız. Dünya bu dayatlamalardan ötürü çok sıkıntı çekiyor. Bü günkü din sistemlerini yöneten erkeklerin kadınlara yönelik dayatmaları sonucunda kadınların pasif düşmelerinden beri erkeklerin dayatmadığı hiçbir şey kalmadı. Silahı dayattılar, vahşeti dayattılar, ekonomiyi, sömürüyü, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını gasp etmeyi dayattılar. İşte, yanlış olan dayatmalar her zaman patlak verir. Bundan böyle artık dayatma yok, birlik ve beraberlik var. Gerçeği anlama, algılama ve bunları doğru şekilde hayata geçirmek var.
Hangi inanca bakarsanız bakın, insanlar dini bir misyon haline dönüştürmüş durumdadır. Dini zorlaştırmak, insanları kandırmak ve onu bir silah gibi kitleler üzerinde kullanmak üzere örgütlenmiş durumdadır. Hatta bundan para kazanacak kadar ileri gitmiş durumdadır.
O, insanların hakikati kendi gerçeklikleriyle örtüştüğü noktada bulmalarını ister. Ne yazık ki bu gün herkes Allahı aradan çıkartmış, inancı dikte etmekle meşgul.
Biz sanıyoruz ki sınav yeryüzüne gelip 7/24 ibadet etmektir. Değildir. Buraya gelmemizin asıl amacı insan olabilmektir. İnsan olmak ise kendi gerçekliğinin farkına varmaktır. Barıştan yana olmaktır; sevinçten, dostluktan, kardeşlikten, canlıdan, masumdan, hayattan yana olmaktır. Zayıf olanı korumak, onu sömürmemektir. Doğrudan yana olmak ve yanlışı ortadan kaldırmaktır.