"Ölmedi dedim, fakat her an ölebilir."
"Şu baldırı çıplakların bedenlerinde de ne kuvvet oluyor!" dedi kadına hayretle bakarak.
"Kederin ve ümitsizliğin muazzam bir gücü vardır." diye karşılık verdim.
Giyotin, dönemin en popüler espri malzemesi olmuştu; baş ağrısına en iyi gelen şey olduğu, saç beyazlamasını kesin biçimde engellediği, insanın cildine gözle görülür bir incelik kattığı söyleniyordu; hatta sinekkaydı tıraş yaptığı için ona "Milli Ustura" lakabı bile takılmıştı...
Sizden isteğim, kocamın yattığı yerin belli olması için, üzerinde adı yazan bir taş ya da tahta parçasının konması. Yoksa mezarı kaybolup gidecek, bulunamayacak, ben de aynı sebepten ölüp gittiğimde, buradakine benzeyen başka cılız otların altına gömüleceğim. Otlar öyle büyük bir hızla çoğalıp yayılıyor ki Monsenyör; yoksulluk da öyle!
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem aydınlık hem karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete...