Neler olup bittiğini, babamın bu dünyadan göçtüğünü sular seller gibi akan gözyaşlarıma bakıp elini sarsılan omzuma koyunca anladı.
“Ba…” diyebildim sadece, “ba…”
Gerisini getiremedim.
Ağzımdan çıkmayan, geride kalan kardeşleriyle bir türlü yanyana getiremediğim, belki de dişlerimin arasında un ufak olan o iki ses yavaşça gözlerimden dökülmeye başladı.
“Kendini zorlama evlat” dedi Kul Yakup, “baba dediğin tamamlanmamış bir kelimedir zaten.”
Dünya iyi bir yer değildi.
İçimi yalnız sana açtım.
Bir iplik gibi yalnız sana çözüldüm.
Adını sevdiğim.
Düğüm düğüm geçen yılların, dönüp durduğum bu bitmez tükenmez rüya için affet beni.