Özge

Özge
@URSULAKBERGER
Yobaz sevmem. Kapalı kapılar ardında, kapalı gruplar içinde fikren zehirlenmişleri yüzlerinden, ciltlerinden, bakışlarından tanırım. Yazdıklarından anlarım. Bunları uzak tutarım. Siz de böyle yapın.
Şizofrengi Dergisi'ni hatırlayan var mı? Yazarları gerçek hastalardı.. Sloganı: "Bütünüyle kuşkudayız" idi. 92-98 arası çıktı. Ve sonra, vazgeçtiler yazmaktan. Niye biliyo musunuz? ""artık kuşkuda falan değiliz, o zaman belirsizlikler içinden çıkmak için bir çığlıktı şizofrengi. altı yıl önce toplumun dışındaki bir duvarın ardında gözetim altına alınan şizofreni benzeri insanlık hallerinin artık duvarın dışına taştığını, globalleştiğini, bütün alemin hızla kafayı yemekte olduğunu, bu durumda eskiden şizofreni etiketiyle yaftalanan insanların dışında kalanların bu etikete şizofrenisi olanlardan çok daha layık olduğunu görmekteyiz. artık belirsizlikler çekildi, yirmi yıl sonra herşeyin bugünkünden çok daha kötü olacağını biliyoruz. hala teknoloji çağından, iletişim devriminden, bilgi toplumundan bahseden salakları hayretle izliyoruz. aşkın televizyonlarda aşk uzmanları tarafından bokunun çıkarıldığı bir garabetler ülkesinde hala kuşkuda yaşamanın ne denli boş olduğunun yeni farkına varıyoruz." "insanın kendi içinde varsa bir ışık onu tanımadığı insanlara değil olsa olsa en yakınındaki sevdiklerine, dostlarına geçirebileceğine iyice ikna olmuş durumdayız""
Özge
...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şizofrengi Dergisi'ni hatırlayan var mı? Yazarları gerçek hastalardı.. Sloganı: "Bütünüyle kuşkudayız" idi. 92-98 arası çıktı. Ve sonra, vazgeçtiler yazmaktan. Niye biliyo musunuz? ""artık kuşkuda falan değiliz, o zaman belirsizlikler içinden çıkmak için bir çığlıktı şizofrengi. altı yıl önce toplumun dışındaki bir duvarın ardında gözetim altına alınan şizofreni benzeri insanlık hallerinin artık duvarın dışına taştığını, globalleştiğini, bütün alemin hızla kafayı yemekte olduğunu, bu durumda eskiden şizofreni etiketiyle yaftalanan insanların dışında kalanların bu etikete şizofrenisi olanlardan çok daha layık olduğunu görmekteyiz. artık belirsizlikler çekildi, yirmi yıl sonra herşeyin bugünkünden çok daha kötü olacağını biliyoruz. hala teknoloji çağından, iletişim devriminden, bilgi toplumundan bahseden salakları hayretle izliyoruz. aşkın televizyonlarda aşk uzmanları tarafından bokunun çıkarıldığı bir garabetler ülkesinde hala kuşkuda yaşamanın ne denli boş olduğunun yeni farkına varıyoruz." "insanın kendi içinde varsa bir ışık onu tanımadığı insanlara değil olsa olsa en yakınındaki sevdiklerine, dostlarına geçirebileceğine iyice ikna olmuş durumdayız""
Özge
"insanın kendi içinde varsa bir ışık onu tanımadığı insanlara değil olsa olsa en yakınındaki sevdiklerine, dostlarına geçirebileceğine iyice ikna olmuş durumdayız""
Köylüleri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onlar ağır kanlı adamlardır Değişen bir dünyaya karşı Kerpiç duvarlar gibi katı Çakır dikenleri gibi susuz Kayıtsızca direnerek yaşarlar. Aptal, kaba ve kurnazdırlar. İnanarak ve kolayca yalan söylerler. Paraları olsa da Yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır. Her şeyi hafife alır ve herkese söverler. Yağmuru, rüzgarı ve güneşi Bir gün olsun ekinleri akıllarına gelmeden Düşünemezler... Ve birbirlerinin sınırlarını sürerek Topraklarını büyütmeye çalışırlar. Köylüleri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onlar karılarını döverler Seslerinin tonu yumuşak değildir Dışarda ezildikçe içerde zulüm kesilirler. Gazete okumaz ve haksızlığa Ancak kendileri uğrarlarsa karşı çıkarlar. Adım başı pınar olsa da köylerinde Temiz giyinmez ve her zaman Bir karış sakalla gezerler. Çocuklarını iyi yetiştiremezler Evlerinde, kitap, müzik ve resim yoktur.
Hasan isimli okura yanıt verildi
Özge
Rica ederim. :)
Köylüleri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onlar ağır kanlı adamlardır Değişen bir dünyaya karşı Kerpiç duvarlar gibi katı Çakır dikenleri gibi susuz Kayıtsızca direnerek yaşarlar. Aptal, kaba ve kurnazdırlar. İnanarak ve kolayca yalan söylerler. Paraları olsa da Yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır. Her şeyi hafife alır ve herkese söverler. Yağmuru, rüzgarı ve güneşi Bir gün olsun ekinleri akıllarına gelmeden Düşünemezler... Ve birbirlerinin sınırlarını sürerek Topraklarını büyütmeye çalışırlar. Köylüleri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onlar karılarını döverler Seslerinin tonu yumuşak değildir Dışarda ezildikçe içerde zulüm kesilirler. Gazete okumaz ve haksızlığa Ancak kendileri uğrarlarsa karşı çıkarlar. Adım başı pınar olsa da köylerinde Temiz giyinmez ve her zaman Bir karış sakalla gezerler. Çocuklarını iyi yetiştiremezler Evlerinde, kitap, müzik ve resim yoktur.
Hasan isimli okura yanıt verildi
Özge
Değil. Çünkü kanlı canlı köylülerden bahsetmiyor. Zihniyetten bahsediyor. Çok özel bir şiirdir. Bir akademisyenin kafasında da, sosyetik bir siyasetçi kafasında da, öğretmende, doktorda avukatta da aynı zihniyeti bulabilirsiniz.