Yaşarken yenmek de var, yenilmek de. Insan olarak şahsiyetin, toplum olarak kimliğin korunması hem yendiğinde, hem de yenildiğinde kendin kalabilmekten geçiyor.
Türkiye'nin maruz kaldığı bütün modernleşme operasyonlarının ülke insanlarının bir ehliyet kazanmalarını temine matuf olmadığı ve bilakis bünyevi olarak felce uğramasına matuf olduğunun anlaşılmasıdır
Demokratik bir devlet istediğini söyleyenlere hangi vasıftaki devletin demokratik sayılması gerektiğini sorarsanız size tanımını getirdikleri devletin kendi tasarladıkları, kendi kurdukları ve bizzat kendilerinin işlettikleri devlet olduğunu göreceksiniz. Yani her demokrasi havarisi kendi İncilini kendi yazıyor, demokratik olursa ancak benim devletim olur demeye getiriyor. Bu yüzden de hâlihazırdaki devletin demokratik vasıflar kazanmasına çaba harcamayı gereksiz buluyor, üstelik bunu istemiyor da. Neden böyle?
Türkiye'de muhacir ve ensarı bu ilişkiler içinde tefrik debileceğiz. Hicreti vacip olanlar ensar yükümlülüğü hissine mecbur kaldıkça ve ensar olma şartlarını haiz olanlar da hicret hazırlığı içinde gibi davrandıkça bulanık suda balık avlayacağız