Ömür bu... Bir defa yaşanır elbet... Kısa ya da uzun... Önemli olan ne kadar uzun yaşadığın değil, nasıl yaşadığın...
Haysiyetinle mi yoksa haysiyetsizce mi?
Sayfa 376 - Anatolia Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ne canından ne de malından vazgeçebiliyorlarsa, niçin ahalinin önüne geçiyorlardı? Niçin onlara sabrı ve sadakati vaaz ediyorlar lâkin kendileri uymuyorlardı? Onlar canından, malından vazgeçerken kolaydı tabii yola çıkmak... Öyleyse şimdi sen geç malından tahtından da hadi yola çık!
Sayfa 376 - Anatolia Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Sayının bazen hiçbir önemi yoktur!" dedi Baybars.. "Çokluğu ifade eden sıfır değil bir'dir. Bir'i sıfırların önünden çektin mi kalan sadece "hiç"tir."
Sayfa 347 - Anatolia Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Eğer bir kavim zulme maruz kalıyorsa bunun müsebbibi kendileriydi.. Zalim bir kral, zalim bir halkın eseriydi. Eğer halk zulme ve haksızlığa ses çıkarmıyor, korku ve endişeyle siniyorsa, veya menfaatleri gereği sessiz kalıyorsa yaşamayı hak etmiyordu. Korkakların yaşamaya hakkı yoktu çünkü. Tanrı bile böylesi bir halkı istemiyordu. Onları cezalandırmak istediğinde de onun gibi birisini görevlendiriyordu. Kural basitti: Cesareti ile yaşayamayanlar, esaret içinde ölürlerdi!
Sayfa 334 - Anatolia Kültür Yayınları·Kitabı okudu