Mal biriktiren tacirler, güce hükmeden krallar, hasedinden çatlayan hahamlar işte o gün anlayacaklardı ki, biriktirdiğinle değil, paylaştığınla var olursun.. Altınlarla ve güçlü ordularla değil, adaletin ve merhametinle hükümran olursun. Ürküterek değil, yol gösterip sevdirerek inandırırsın..
Çok az insana nasip olurmuş zaten zirveden düşmeden ilerlemek. Çok azı başarmıştır, kibri besleyen övgülerden kurtulmayı... Ve çok azı tercih etmiştir malesef insan olmayı..
"Kitaplar ölüleri canlandırmaz efendim! Bir budalayı akıllı, bir aptalı zeki kılmazlar. Sadece zekâyı uyandırır, biler ve keskinleştirirler.. Beynin bilgi açlığını giderirler. Ondan susmasını istediğinizde dilsizdir. Konuşmasını istediğinizde güçlü bir hatip oluverir." durdu.. Biraz soluklandıktan sonra devam etti:
"Ne işe yaradığına gelince; bir uzmanın ağzından bir ömür boyu öğrenemeyeceğiniz şeyleri, bir ay içersinde kitaplardan öğrenebilirsiniz efendim! Üstelik bu yüzden kimseye borçlanmış olmazsınız." Sözün burasında durup düşündü. Söyleyip söylememekte tereddüt etti. Fakat söylemeye karar verdi:
"Kitap insanı iğrenç insanlarla düşüp kalkmaktan, aptal ve anlayışsız insanlarla ilişki kurmaktan kurtarır."