Bu kitabı, intihar eden birkaç arkadaşıma ve
paranoyadan, şizofreniden mustarip birçok arkadaşıma ithaf ediyorum. Onlar, öyle sanıyorum ki çağımızın (belki de bütün çağların) belâsını en yakından görecek noktaya yaklaşmışlardı. Bu tehlikeli
noktadan salim bir bölgeye adım atmaya yeltendiler
belki; belki tekinsiz hareketleri yüzünden meşum
bir darbeyle devrildiler. Onlara isabet eden yıldırım
bana çarpmadıysa, bunu önce şiir binasının saçağı
altına sıçrayarak ataklığı göstermiş olmama ve sonra siyasi anlamda bir bağlanmanın hayat içindeki
karşılığını arama çabasına borçlu olduğuma inanıyorum