Uğur Cemil Dalgınlı

Uğur Cemil Dalgınlı
@UgurCemil
İnşaat Mühendisi
Lisans
Adana
Adana, 8 Kasım 1999
103 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı

Uğur Cemil Dalgınlı

, bir kitabı yarım bıraktı
Ahmet Cevizci
8.3/10 · 687 okunma
Reklam

Uğur Cemil Dalgınlı

, bir kitabı yarım bıraktı
Duran Bülbül
0/10 · 1 okunma
Bir bardak suya batırılmış bir çay kaşığını düşünelim. Burada, görme duyusunun yargısı kaşığın eğri, buna karşın dokunma duyusunun yargısı kaşığın doğru olduğunu söyler. Burada, kaşığın düz mü, yoksa eğri mi olduğu konusunda, neden görme duyusuna değil de, dokunma duyusuna inanırız?
Pascal Kumarı
Tanrı’nın ya var ya da var olmadığına inanırız. Bu durumda dört ihtimal söz konusu olur. (1) Tanrı’nın var olduğuna inanır ve kazanırsak (yani, Tanrı gerçekten de var ise eğer), başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacak bir ödül elde ederiz. Bu ödül ise, ebedi hayattır. (2) Tanrı’nın var olduğuna inanırsak, fakat Tanrı’nın var olmadığı ortaya çıkarsa, bu takdirde kaybetmişiz demektir; bununla birlikte, kaybımız, ebedi hayat ödülüyle kıyaslandığında, çok büyük olmaz. Kaybımız, birtakım dünyevi hazlardan uzak kalmakla, bazı değerli saatleri ibadet yaparak geçirmekle sınırlı kalır. (3) Tanrı’nın varolmadığına inanmış ve kazanmışsak (yani, Tanrı’nın gerçekten de varolmadığı ortaya çıkmışsa), bu takdirde, yaşantımızı bir yanılsama olmadan sürdüreceğiz demektir. (4) Tanrı’nın varolmadığına karar vermiş ve kaybetmişsek (yani, Tanrı’nın gerçekten varolduğu ortaya çıkarsa), ebedi hayat ödülünü kaybettiğimiz gibi, belki Tanrı tarafından cezalandırılma tehlikesiyle de karşı karşıya kalırız.
Başka bir deyişle, dinde geniş halk yığınları peygamberin mesellerini duygularına dayanarak kayıtsız koşulsuz kabul ederler. Oysa felsefenin rasyonel yolunda özellikle elitler veya daha ziyade akıllarıyla hareket edenler, teolog veya filozofların ilahi hakikatlerle ilgili temellendirici beyanlarını aklın ölçüsünden ve sınamasından geçirerek benimserler.
Reklam