Bazen gideceğiniz yerden ziyade bir yere gidiyor olmanızın daha önemli olduğunu düşünürüm. Sadece varış noktanıza odaklanmamalı, yolculuğun tadını çıkarmayı bilmelisiniz.
Gücümüzün yettiğini değil, bize verileni alırız. Zaman, hepimizin bir noktada içine düştüğü bir tuzaktır ama hiçbirimiz ne kadar derine düştüğümüzü bilemeyiz. Bizi bu tuzağa düşüren de en büyük korkularımızdır; ne zaman onlardan korkmayı bırakmaya cüret etsek yeniden sahneye çıkarlar.
İnsan bazen kendi kendine müebbet biçer. Hepimiz kafamızın içinde pişmanlık hapishaneleri taşırız, öyle ki sebep oldukları vicdan azabından ve acıdan kurtuluş yoktur.
Ve küçük şeylere dikkat ederim çünkü o küçük şeyler, bir insanın gerçekte nasıl biri olduğunu ele veren en büyük ipuçlarıdır. İnsanlar kendilerini başkalarının gördüğü gibi göremezler; hepimiz kırık aynalar taşırız.