"Ben bütün karşıma çıkanların bir parçasıyım." Sizin için, hepiniz için, bilseniz de, bilmeseniz de, hayatıma adım atıp sonra çıkmanızla, benim bir şeylere dönüştüreceğim önemli bir parça bırakmış oldunuz.
Hayat, sıcak ve düzensiz arka bahçemde aylak aylak oturup, bu ruh halinin beni sürüklediği gibi, yazmak ya da yazmamak meselesi değildi. Aksine, yoğun bir çizelge dahilinde, meşgul insanlardan oluşan bir sincap kafesinde deliler gibi koşuşturmaktı.
Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeğim. Bunları neden istiyorum? Hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini, tonlarını ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım.