Niyazı Bey, 9 ay önce evlendiği eşinı, kız kardeşini ve kaz kardeşinın çocuklarını emanet ettiği bacanağı Kaymakam İsmail Hakkı Bey'e
"Alçakça yaşamaktansa ölmeyi seçtim.
Onun için mavzerlerle silahlı 200 vatan çocuğu ile vatanım için ölmeye gidiyorum" diye yazıyor.
Bu Padişah, daha saltanatının ilk yıllarında, o zamana kadar hukuki hükümranlık altında olan Romanya, Sırbistan, Tunus, Mısır gibi ülkelerden başka, Bulgaristan, Karadağ, Yunanistan sınırında bazı bölgelerle, Kıbrıs'ı Avrupa'da önemli bir saha olan Bosna-Hersek vilayetini.
Anadolu'da Kars, Ardahan, Batum sancaklarını,
İran sınırında Kutur kazasını, yanı meskün imparatorluğun yarısını düşmana terk etmiş bulunuyordu.
Böylece Abdülhamit, imparatorluğun son devrinde. en çok toprak kaybı veren padişahtır.
Onun saltanatı zamanında bir karış toprak bile kaybetmediği şeklindeki iddialar, gene onunla ilgili olan ve gerçekle zerrece ilgisi olmayan diğer övgüler gibi, yersiz ve değersizdir.
Abdülhamit, kendinden sonrakilere, zaten kağşamış ve parçalanması gün meselesi olan bir ülke devretti.
Tanzimat sözde Osmanlı'yı iyileştirmek girişimidir ama tersine imparatorluğu yabancı sermayeye borçlandırarak tam bir siyasi ve iktisadi kontrol altına sokar.