İbn Kayyim (rahimehullah) iki kanadımız olmak zorundadır, der. Ümit kanadı ve korku kanadı.
Bir yanda Allâh (azze ve celle) merhametli olduğu için O'na karşı iyi ve güzel beklentiler içinde bulunan bir kanadımız olmalıdır diğer yanda bu kanadımız, Allah (azze ve celle)'in şiddetli azabının korkusuyla dengelenmelidir. Eğer sadece iyi beklenti içerisinde olursanız bu sizi tembel, umursamaz biri yapacaktır ve siz nasıl olsa Allah (azze ve celle) beni afedecektir diye rahat bir hale bürünürsünüz. Eğer çok fazla korkarsanız bu da sizin cennete asla girmeyecek bir ruh haline sokacaktır. Bu yüzden her ikisi için de aşırıya gitmeyin, dengeli olun. Kendinize daime ahireti hatırlatın ve bu kalbinizdeki Allah (azze ve celle)'nin korkusunu geliştirecektir, canlı tutacaktır.
"Çünkü onlar, *mü'minleri bırakıp kafirleri kendilerine dost ediniyorlar. Onların yanında* yer almakla *izzet* ve şeref *kazanacaklarını mı umuyorlar?* onlarla dost olmakla, onların hayat tarzını, kılık kıyafetini, kültürünü taklid etmekle şeref ve onur kazanacaklarını,üstünlük elde edeceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar da yanılıyorlar. Çünkü *izzet ve şeref, tamamen* ve yalnızca *Allah'a aittir.* O hâlde, gerçek anlamda onur kazanmak isteyen, yalnızca Allah'a kul olmalıdır. Kâfirlerde onur aramak şöyle dursun, gerekirse onlarla oturmaktan bile sakınmalıdır."
{Nisa/139}
"*Çünkü her kim Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, işte onlar,* Mahşer Günü *Allah'ın nimetler bahşettiği Peygamberlerle,* İslam dinini tasdik eden ve bu inancına sadakatle bağlı doğruluktan ayrılmayan *sıddıklarla,* Allah yolunda seve seve canlarını feda ederek hakikate şahitlik eden *şehitlerle ve* iman ahlak ve ibadette ihsan mertebesine ulaşmış olan *salihlerle birlikte olacaklardır. Onlar ne güzel refik,* cennet yolunda ne iyi yoldaş, ne güzel arkadaş*tır*."
{Nisa/69}
"*Hayır!* inanan bir insan, Allah'ın dinine, Allah'ın emir ve nehiylerine, Rasulünün örnek hayatına, bütün istek ve buyruklarına nasıl karşı gelebilir? Ey Muhammed! *Rabb'ine yemin olsun ki, onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konularda seni hakem tayin edip de, verdiğin hükme karşı içlerinde en ufak bir burukluk bile duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkları sürece, iman etmiş olamazlar!*"
{Nisa/65}