Bilimin ilerlemesi, ne kadar büyük ve görkemli olursa olsun, ahlâkı ve dini, fuzûli ve gereksiz kılmaz. Çünkü bilim, insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini öğretmez ve hiçbir değer yargısı üretmez. Din olmasaydı, biyolojik yaşamı insan hayatı seviyesine yükselten bu değerler, meçhul ve anlaşılmaz olurdu. Çünkü din, daha üstün başka bir dünyanın tabiatı; ahlâk ise onun anlamı ile ilgili "bilgi"dir.
Memurların ve iktidarın, özellikle de asker ve polisin tatbik ettiği her eğitim zorla terbiye olup, gerçek eğitim değildir. Eğitim; sevgi, örnek, affetme, hatta ceza aracılığıyla insan ruhuna yapılan, insanın içinde dâhili bir harekete yol açarak onu değiştiren, soyut ve incelikli bir etkidir. Zorla terbiye (dresaj), özü itibarıyla zoolojik olmasından mütevellit, insan hayvanının belli bir davranışa alıştırılması veya zorlanması amacını güden bir önlem ve eylem sistemidir. Eğitim insana, zorla terbiye hayvana aittir.
İyilik ve kötülük insanın içindedir. İnsan hiçbir dış etkenle, şartların değiştirilmesiyle, zoraki terbiye etme ile, yasa veya şiddet ile "ıslah" edilemez. Yalnızca davranışları değiştirilebilir.