İşitilen şey, görülen şeyden daha dehşet verici olabiliyor sanki. Sadece sözcükler ölüm gerçeğini kesinleştirebilir. Biri o öldü demediği sürece hâlâ bir umut vardır.
Babam öldü ve Babam ölüyor tümüyle farklı iki cümle. İlki bir olgu, bir sonuç, ikincisi -bir roman. Umut ve çaresizliğin birbirini besleyip alevlendirdiği uzun bir hikaye. Birinin oksijeni daima diğerinin ateşini harlar.
Ölüm bir dil meselesidir aynı zamanda...