Bence Tanrı beni tüm gün boyunca hiç durmaksızın yanınızda oturup sizleri uyandırmak, doğruları göstermek ve gerektiği zaman da sizleri azarlayabilecek bir at sineği olarak görevlendirmiş.
Sadece Tanrı gerçek anlamda bilgedir. Tanrı kâhin yoluyla ya insanların bilge olmadıklarını ya da bunun çok değersiz bir bilgelik olduğunu anlatmak istemişti. Bence Tanrı Sokrates'e seslenmiyordu, sadece Sokrates'in ismini kullanarak sizlere şunu söylemek istiyordu: "insanların en bilgesi tıpkı Sokrates gibi gerçekte bilge olmadığını bilendir."
Acaba şüphecilik ve paranoid düşünce hangi noktada bizi gerçek tehlikelerden korumaktan çıkarak, hayatlarımızı ele geçirmeye, işlevselliğimizi yitirmemize neden oluyordu ?