“Tita gözündeki yaşlar tükeninceye kadar ağladı. Gözyaşları bitince de kuru kuru ağlamayı sürdürdü. Söylediklerine göre gözyaşı dökmeden ağlamak daha çok acı verirmiş . Suyu erken geldiği için zorlaşan doğum gibi tıpkı…”
“Seni kutlarım,”dedi. Dikişler çok mükemmel olmuş.Ama teyellemeden diktin değil mi ?”
Tita , “ Hayır ,teyellemedim,” diye cevap verdi.
“O zaman bunu sökmek zorundasın. Teyelliyorsun, yeniden dikiyorsun, bittiği zamanda görmem için bana getiriyorsun.”
—Üşengeçlerin aynı yolu iki kez yürümek zorunda kaldıklarını unutmayasın diye ! —-
Öyle çok eğlenirdi ki Tita , çocukluğu boyunca gözyaşlarının ağlamaktan mı , gülmekten mi kaynaklandığını fark edemedi. Ona göre gülmekte bir tür ağlamaktı…
Ortalık karışmaya başlayınca Elena Anne, “Bugünlük bu kadar yeter.”derdi.
Anlayana az söz de yeter derler.
Böylece bu cümleyi duyan herkes , ne yapması gerektiğini çok iyi bilirdi…