Burada kendisini olduğu gibi gösterebilir, burada hiç utanmayarak kendini tutmaya lüzum görmeyerek kalbinin olanca yaralarını şu sessiz fakat sevecen çok samimi dostlarının önlerine serebilirdi. Evet, burada dünden beri bastıra bastıra kendisini hasta eden ıstırap feryadını salıvermek mümkündü ve salıverdi...
Heyhat! Artık elinde kırılıp parçalanmış bir hayat kalmıştı. Ah! Onu şöyle avcunun içinde sıkarak ayaklarının altına atsa, büsbütün eriyip bir küme çamur yapsa!
Şimdi hiçbir şeyin tamiri tarafında değildi, emellerinin birer birer yıkıldığını gördükten sonra her şeyi parçalamak, kendisi de bu parçalanan şeylerin arasında mahvolmak istiyordu.